Bildim bileli insanlar, “Bugün çok güldüm, kesin kötü bir haber alırım” ya da “Bugünlerde iyi haberler alıyorum, kesin kötü bir şeyler olacak…” diyorlar. Bazen öyle de çıkardı. Bundan 6-7 yıl önce olmalı, bir yazımın başlığı “İYİ ŞEYLER OLUYOR, KORKUYORUM” idi.
İyi haberleri, iyi gelişmeleri çok bekledik. Hayır olmuyor değildi, olan güzellikler kursağımızda kalıyordu. Tekin bir bölge, tekin bir ülke değildi Türkiye. 7 değil, 27 düvelin istihbaratının cirit attığı bir ülkeden bahsediyoruz. Bizi kendimize bırakmadılar ve bu millete iyi olmayı çok gördüler.
Bu yüzden mesela Türkiye Avrupa kupalarında iyi bir sonuç mu alıyordu?
Ondan hemen sonra bir saldırı ile hevesimiz kursağımızda kalıyordu.
Hükûmet ülke barışı için bir adım mı attı? Tam buna sevinecek iken bir patlama ve maalesef sevinemeden hayatını kaybedenlerin yasını tutmaya başlardık.
Son 20 aydır peş peşe iyi haberler alıyoruz, önceleri kötü haber gelir diye bekleyenler, “oh, bugün de bir şey olmadı” diye şükrettiler. Lakin FETÖ elebaşısı Pensilvanya alçağının hiçbir sözü tutmayınca insanımızda iyi haberden sonra kara haber beklentisinin bir kader olmadığı inancı hâkim oldu. Bu da toplumun inancını, dinamizmini kavileştirdi.