Öncelikle şunun altını çizeyim: Cezaevi görmüş insanım ben. Cezaevini de, hapishane şartlarını da, oradaki tutuklu ve mahkûmların hangi duygular içinde olduklarını da iyi bilirim.
“Kader Mahkûmu” adını verenler var onlara. Belki bazıları için bu ifade kullanılabilir. Ancak, büyük çoğunluğu söz konusu olduğunda bu yakıştırma doğru değil. Çıkarılan aflar ve gerçekleşen tahliyeler sonucu salıverilenlerden cezaevlerine tekrar dönenlerin oranı da bunu gösteriyor zaten.
Hiç unutmuyorum, Ankara Kapalı Cezaevinde Adanalı bir meydancımız vardı bizim. İdamdan kurtulmuştu. Çıkarılan aflar ve ceza indirimleri sonucu az bir cezası kalmıştı. Tahliye bekliyordu ve sık sık aynı sözleri söylüyordu:
-Ben buraya alıştım. Dışarıda yaşamam zor. Çıktıktan sonra birkaç karga keser, tekrar cezaevine dönerim.
İçeride halim selim bir adamdı. Söyleneni yapar, hiçbir problem çıkarmazdı. O yüzden, biz de şaka yaptığını sanırdık.
Biz çıktık, ardından o da ta