Referandumda ideolojileri, laiklik anlayışları, siyasi mensubiyetleri, farklı olmasına rağmen, insanları hayırda birleştiren tek değer, demokrasiydi. Avrupa ülkelerinde son yıllarda yapılan seçimlerde de, demokrasinin tahrip edilmesi en büyük endişe kaynağı oldu.
Hatta daha da önemlisi, dünyayı bekleyen en büyük tehlike, insanların, insan hakları ve demokratik özgürlüklerini kaybetmesidir. Ne yazık ki, geldiğimiz noktada birçok gelişmiş ülkenin sömürü ve çıkar hırsı, dünyada insan hakları ve demokratik özgürlükleri giderek yok olmasına neden oluyor.
Küreselleşme sürecinin zengin ve fakir ülke farkını artırması, aynı zamanda dikta rejimlerini de besliyor. Geçim derdine düşen insanlar, siyasi istismarlara ve vaatlere daha kolay inanıyor.
Dünyada demokratikleşme eğilimi artmışken, son yıllarda, siyasette şövenist eğilimler ve ekonomide petrol ve kur savaşları ile, maalesef gerilemeye başlamıştır.
Freedom House (Dünya Özgürlükler Evi) her sene bütün ülkelerde anketler yapmakta ve insan hakları ve demokratik özgürlükler endeksi yayınlamaktadır. Ülkeleri; aynı ülkede yaptığı anket sonucuna göre, insan hakları ve demokratik özgürlükler açısından, Özgür, Yarı Özgür ve Özgür Olmayan ülkeler olarak tasnif ediyor.