AK Parti genel başkanı sıfatı da bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün gece, iki televizyon ekranından görüşlerini açıkladı. Gazetelere yansımasından, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun konuşmasında üç konu başlığının öne çıktığı anlaşılıyor.
İktidarlarının başlangıcında bir siyasi cinayete kurban giden Necip Hablemitoğlu’nun katilinin Ukrayna’da yakalandığı bilgisi o konulardan biri.
Bir diğeri, dilinin ‘kopartılmasını’ istediği kişinin Sezen Aksu olmadığı…
Üçüncüsü de, İstanbul’un kara teslim olması sorumlusunun belediye olduğu, CHP’li belediye başkanının görevini yerine getiremediği… İstanbul’da yaşayanlara 2024’e kadar dişlerini sıkma tavsiyesinde bulundu Erdoğan…
Başlıklara teker teker bakalım
Hablemitoğlu cinayetinin aydınlatılması önemli bir gelişme; 20 yıla erişen AK Parti döneminde, doğrudan kendilerinin iktidardaki bekasını hedef alan bu cinayetin bir türlü aydınlatılamaması, dönemin bütün sorumlularının üzerinde kalmış bir vebaldir.
Umarım, Ukrayna’da yakalanıp ülkemize getirilen ve Türk yargısı tarafından sorgulandığı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna aktarılan kişi gerçekten o cinayetin failidir.
Kuşku duymamın sebebi, Hablemitoğlu’nun eşi ile avukatının, dün geceki açıklamadan hemen sonra yaptıkları, katilin yakalandığı bilgisinin kendileri ile paylaşılmadığı duyurusu…
Şu sıralarda katlinin yıldönümü vesilesiyle Uğur Mumcu’nun uğradığı suikast yeniden gündeme geldi. Devlet tarafından “İşte katil bunlar” diye sunulan kişilerin gerçekten o cinayetin failleri olduğuna Mumcu ailesinin ikna olmadığı biliniyor.
Türk siyasi tarihinde suikastlar ve siyasi cinayetler var, ancak o suikastlar ve cinayetlerin ‘gerçek failleri’ her zaman ortaya çıkartılmış değil.
Necip Hablemitoğlu cinayeti bir istisna olsun dileğindeyim.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’ye yakın bir çevre tarafından başlatılan Sezen Aksu’ya yönelik karalama faaliyeti tartışma gündemini belirlemişken, geçen cuma günü, cuma namazını eda ettiği camide “O dili kopartmak görevimiz” tepkisini vermişti.
Onun tepkisi sonrasında devreye giren bir grup, adını da vererek, Sezen Aksu’nun dilinin kesilmesi gerektiğini söylemiş, bununla da yetinmeyip sanatçıya destek çıkanların beyinlerine kurşun sıkacaklarını da duyurmuştu.