Feyzi Açıkalın
Feyzi Açıkalın Cumhuriyet Gazetesi

Depremin getirdiği

Deprem yine düştüğü yeri yakıyor. Geri kalanımız karmaşık duygular içindeyiz. Bencilce kendimize kıyamıyor, gerçeklerden kaçmak için, dramatize edilen yorumları dinlemiyor, görüntüleri izlemiyoruz.

01 Kasım 2020 | 284 okunma

Liseyi İzmir’de yatılı okudum. Uzun yatakhane koridorundaki metal dolapların birbirine çarparak çıkardığı korkunç sesi, yıllarca depremin uğultusu diye yakınlarıma anlattıydım.

Deprem biz veletler için bir oyundu. Büyük bir çeviklikle daha ilk sarsıntıda terliklerinin üstüne konarak, on saniyede yatakhaneyi terk eden arkadaşımız Ufuk efsane olmuştu.

Tarih dersinde, depremle yok olan antik şehirleri yarım kulak dinledik. O zamanlar insanlık tarihini yaşamımızın kısacık süresiyle eşdeğer gördüğümüz için depremin yıkıcılığını, yol açtıklarını doğal olarak hiç anlamadık.

Anlattıklarım yarım asır öncesine aittir… Ancak haftalar sonra binlerce ölüsü olduğunu öğrenebildiğimiz 1966 Varto depreminin üstünden geçen süreden bahsediyorum. 

Şimdi artık ya deneyim ya da iletişim kanallarının gücüyle ve de büyük şehirlerimizi vurabileceği kaygısıyla depremi iliklerimize kadar hissediyoruz. Ama yalnızca hissediyoruz…

YAZININ DEVAMI

YAZARIN DİĞER YAZILARI
AKP umudu çoğalttı! 24 Mart 2025 | 516 Okunma Yarınını Yaren leylek gibi bekleyen halk 16 Mart 2025 | 39 Okunma 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevgisizlik 16 Şubat 2025 | 35 Okunma Hristiyanlıkla ilgili bişey… 07 Ocak 2025 | 104 Okunma 2024 yılı bir büyük şakaydı… 04 Ocak 2025 | 75 Okunma