Macarlar ise hepimizin beklediği agresif baskı yerine, alanı kapatıp pozisyon peşinde oynadılar. Sanki gol yememek ilk kuralmış gibi… Aslında hedeflerine de ulaştılar. Uğurcan'ın karşı karşıya pozisyonda yaptığı müthiş kurtarış, maçın da bizim de dönüm noktamız oldu.
Önce penaltı, ardından Arda Güler kalitesi ile fişini çektik maçın. Oğuz Aydın ikinci maçında üçüncü asistini yaptı. Hakan, "büyük kaptan" gibi oynadı. Şüpheli şahıs Samet, hatasız oynadı.
İkinci yarıda iki takım da skora razıydı. Baskı hafifleyince pas sayımız arttı. Antrenman "5'e 2" si vardı sahada. Mümkün olduğunca topun bizde kalması adına küçük üçgenler kuruyor, ters kanada taşınıyor, öne gösterip, Macarları geri itip, yine aynı notayı çalmaya başlıyorduk.
Rakip hoca Rossi'nin, "Kendi sahamızda yenilmiyoruz" inancını da yıktık. Montella'nın risk alan takımlar...