Karar’ın internet sitesinde Ziya Gökalp ile alâkalı yazımın altına yazılan şu yorumdaki zarafet ve yalınlığa bakar mısınız:
“Hakan Albayrak’ın yazısının başında Nevzat Kösoğlu’nu okuduğuna sevindim. Ancak hem Gökalp’i hem Kösoğlu’nu okurken bir peşin hükümden kurtulamadığını görmekten muazzep oldum. Gökalp baştan sona sağlam ve tutarlı sayılamayacak ifadelere sahiptir ama ne inkılapların fikir kaynağı olarak gösterilebilir ne de Gökalp’ten ırk nazariyelerine bir öykünme bulunur. Akçura da seküler Türk kimliği üzerine tesiri daha geçerli sayılabilecek biri olsa da Türk-Tatar kimliği Rus karşıtlığı ekseninde teşekkül etmiş ve Osmanlı-Türk aydınlarının mevcutu tehlikeye atmamak ve unsurları tahrik etmemek üzere itidaline sahip değildir. Ancak Akçura Üç Tarz-ı Siyaseti son derece analitik olarak ele alır ve Türkçülük ve İslamcılık arasında bir tercihte dahi bulunmaz, makale sual ile son bulur. Tercihin Türklük olması durumunda diğer unsurları Türklüğe katmaktan bahseder. Hatta Türk merkeziyetçi çizgisinin dışında muhtariyet gündemine alır. Bu durum da Tatarlar için Ruslar karşısında tecrübenin tezahürüdür. Biraz sathi okumalarla Gökalp anlaşılmaz. Akçura da.”