Muhalefetin atanamamış lideri dün birden
parladı ve Twitter'dan "Siz kime Amerika'yı anlatıyorsunuz, kime
antiemperyalizmi anlatıyorsunuz?" diye seslendi.
Bilmiyorum ama insanın aklına türlü şeyler geliyor...
Acaba Amerikalılar tekrar İnce'yi aramış olabilirler mi?
Hani adını veremediği Washington'daki Amerikalı bu kez de arayıp
İnce'ye "Ben gelsem doları indiririm, bırakın şu dış güçler
palavrasını falan diyerek yanlış yapıyorsun. Halktan kopma!" demiş
olabilir mi?
İnce'ye daha başlangıçta popülist bir siyaset yolunu teklif edip
çizdiğini düşündüğüm bazı odaklar "Tam zamanı, ulusalcılığa geri
dön!" demiş midir?
Yani kurun tutulamayacağını, Türkiye'ye saldırının bütün şiddetiyle süreceğini düşündüğü sıradaki tutumuna bakmak gerekir.
Mesela TÜSİAD'ı olan biteni hafife almakla suçlamış ve hareketlenmeye çağırmıştı.
Mesela Türk-İş ve diğer işçi sendikalarını ve hatta Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nu, gelen krizden etkilenmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz, diyerek hareketsizlikle suçlamıştı.
Ya şu laflara ne demeli: "Sivil toplum kuruluşu olduğunu iddia eden yapılanmalar, neredesiniz? Öncelikle her fırsatta bir araya gelip açıklamalar yapan 'çatı örgütlere" sesleniyorum." *** Ben de şimdi okurlarıma soruyorum...
Acaba Muharrem İnce TÜSİAD'dan ne istiyordu? Patronların geçmişte Ecevit'e yaptığı gibi hem kapalı hem de açık yollarla müdahalede bulunmasını mı?
Peki sen...