Her an sürreel bir dünyanın içine girecekmişim gibi.
Bu duygu ilk defa; tatili kendine çok yakıştırdığında ortaya çıkmıştı. Sonuçta kimin aklına gelirdi ki tatili kendine yakıştırmak. Sonrasında da bir seri halinde devamı geldi.
İmamoğlu umarım bu fantastik kurgu işini zirvede bırakır.
KEMALİSTLERİN YAPAMADIĞINI...
Ne zamandır yazacağım yazacağım "amann neyse girme o sulara" deyip erteliyorum. Sonra yine bir milli ya da dini bayram, anma, kutlama vs günü geliyor yine ortalık karışıyor. "Hah" diyorum "tam zamanı, şimdi yazayım". Sonra "amannn uzun mesele, çok da çetrefilli, boşver" deyip yine yazmıyorum.
Neticede yine böyle bir atmosferde, sevgileri kah yarıştırarak, kah hakir görerek ama illaki kavga ederek geçirdik bir 10 Kasım'ı.