İngiliz BBC'ye röportaj veren PKK'lı Cemil Bayık, amaçlarını
"Erdoğan'ı ve AKP'yi devirmek istiyoruz. Erdoğan ve AKP
devrilmedikçe, Türkiye asla demokratik bir ülke olamaz" şeklinde
özetledi.
Yani Erdoğan daha üniversite öğrencisiyken kurulan PKK'nın nihai
amacı, meğerse onu devirmekmiş. PKK, yollara mayınları ve bombaları
da, doğmamış bebeklerden ihtiyar kadınlara, sivilleri öldüren canlı
bombaları da "Türkiye'nin demokratik bir ülke olması" için
patlatıyormuş!
Üstelik bu yöntem, Türkiye'nin 'faşizm'den kurtuluşunun tek
çaresiymiş. Tabii Bayık'ın röportajın devamında söylediği 'intikam
bizim olacak' sözlerinin, nasıl bir demokrasi inşa çabası olduğunu
da sizin kanaatinize bırakıyorum.
Son Taksim saldırısında, 'sivilleri öldüren saldırıları
kınadıklarını' açıklayan KCK'nın başı olan Bayık, daha geçtiğimiz
hafta 38, önceki ay 27 sivil vatandaşımızı öldürdüklerini bile bile
aklımızla alay ediyor aslında. Ki aynı röportajda Bayık,
"Mücadelenin bu aşamasında, gerillalarımıza yerine getirmeleri
yönünde verilecek her emir, meşru olacaktır" diyerek intihar
bombacıları dahil her yolu mubah gördüklerini ilan etmişti
bile.
HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ ise, yine başka bir provokatif
açıklamaya imza attı ve PKK kanalı Med Nuçe'de katıldığı programda,
"Birleşirsek yenilmemiz mümkün değil. Alevi ile Kürt halkının
mücadelesinin birleşmesinde ne engel var?" diye sordu. Yüksekdağ,
PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerinin ordusu olduğu, düşmanın
"Türk-Sünni" olarak kodlandığı bir iç savaş senaryosuna işaret
etti.