Bir yanda teröristlerin emellerine ram olup evlerine kapanan insanlarımız.. Bir yanda, terör korkusu yetmezmiş gibi, Yılbaşı kutlamalarına saldıran yobazlar..
Bir yanda o yobazlardan korkup sinen ve İstanbul gibi bir dünya kentini karanlığa boğan yerel yönetimler.. Bir yanda "Bu sinmişlik, bu korkmuşluk, bu yenilmişlik duygusu ile savaşmak, terörün baş vurduğu psikolojik savaşa karşı halkı moralle silahlandırmayan yöneticiler.. Medya..
Çocukluğumun İkinci Dünya Savaşı yılları, camları siyah kağıtla kapladığımız karartma günleri dahil, ülkem bu kadar karanlık, maddi manevi karanlık yılbaşı yaşamadı..
Özellikle böyle girdiğimiz bir yeni yılın ilk gününde, bizi birlikte, bizi ayakta tutacak tek şey, sevgi...
Günümüz insanı sevgiye öylesi aç ki, onun üzerine yazılmış yazıları okumaya doyamıyor..
Hele O.Henry'nin bu muhteşem öyküsü olursa.. Bu kaçıncı yılbaşı oldu, saymadım, size onun Noel Hediyesi öyküsünü, yeni yıl armağanı olarak verdiğim..
Ben ve bu sütun yaşadığı sürece, her yılbaşı bu öyküyü sizlerle paylaşmaya devam edeceğim..
Her yılbaşı, yeni okurlar da, bu güzelliğin tadına varsınlar..
Her yılbaşı, eski okurlar, bin defa okunsa bıkılmayacak bu keyfi, bir kez daha yaşasın, sevdiklerine bir kez daha sımsıcak sarılsınlar diye..
Sevin ve sevilin dostlarım..
Sevin ve sevilin!..
Sevgi en güzel yeni yıl armağanıdır.
Sevgi ülkemizi saran ruhsal karanlığın tek aydınlatıcısıdır.
Her yeni yıl dileğimi, bu defa en muhtaç olduğumuz şey olduğu bilinciyle tekrarlıyorum..
Yeni yılın hepimize yeni umutlar getirmesi dileğiyle..