İstanbul’da ortaya çıkan bir mahkeme kararı Fetullahçı teröristlerin zekâ yoksunu olduğunu gözler önüne serdi. 15 Temmuz ihanet kalkışmasını planlayan Yurtta Sulh Konseyi, o gece kışlalarda, nizamiyelerde nöbet tutacak subay-astsubayları, hangi subayın nerede, nasıl görev alacağını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni, Meclis’i, Özel Harekat merkezini, Ankara Emniyet Müdürlüğünü, Türksat’ı kimin bombalayacağını ayarlamış.
Cumhurbaşkanı’na suikast düzenleyecek ekibi ayarlamış. Bazı bakan ve siyasetçileri derdest edecek ekibi ayarlamış. Genelkurmay Başkanlığını basacak ekibi belirlemiş. Akıncı Üssü’nü darbe yapmak için her türlü ihtimale göre belirlemiş. Kimler hangi görevlere getirilecek,
kimler tutuklanacak, kimler görevinden uzaklaştırılacak.. hepsini tek tek hazırlamış.
Ancak, İstanbul’a atadığı sıkıyönetim komutanını ayarlayamamış. Daha doğrusu kendileri ile hiçbir iltisakı ve irtibatı olmayan birini İstanbul’a sıkıyönetim komutanı olarak atamış. Evet evet, bu durum mahkeme kararıyla belgelendi. Darbe başarılı olsaydı İstanbul’a atanacak sıkıyönetim komutanı Fetullahçı birisi olmayacaktı.
Fetullahçı darbenin beyin takımı Yurtta Sulh Konseyi’nin üyesi darbeci Tuğamiral Sinan Sürer’in odasında ele geçirilen dokümanlarda Türkiye’yi iç savaşa sürükleyecek özel bir plan çıkmıştı.
Hainlerin “gizli, kişiye özel” 19 sayfalık antetli dokümanında İstanbul ile ilgili özel bir bölüm yer alıyor. “Seçimler Öncesinde, Esnasında ve Sonrasında İstanbul’u Kaosa Sokmak” başlıklı bölümünde katil amiral Sürer, aynen şu ifadeleri kullanıyor: