Uzun boylu bir hazırlığa, bir planlamaya dayanmıyor olsa da bölücü terör örgütünün silah bırakmasını öngören bugünkü siyasi girişimi bir fırsat olarak değerlendirmek ve başarılı olmasını dilemek durumundayız. Bu arada ortak geleceğimizi ilgilendiren bu konuda iktidar ağzıyla tekrarlanan sloganik ifadelerle yetinmeyip farklı görüşlere ve eleştirel yaklaşımlara da açık olmak gerekir. Barika-i hakika müsademe-i efkardan doğar…
Dolayısıyla bu hususta kuşku, kaygı, tereddüt belirtmek, yol haritasını sorgulamak, bardağın boş tarafını göstermeye kalkışmak “Yoksa sen barış istemiyor musun, terörün sona ermesine karşı mısın, akan kan durmasın mı?” şeklindeki tepkilere yol açmamalı.
Ayrıca gerçekçi olmak lazım. Aşırı ümitlere kapılıp sonradan hayal kırıklığı yaşamamak lazım. Olmasını arzu ettiğimiz değil, olabilecekler üzerinde hesap yapmamız lazım.
Daha önce de çözüm süreci denemeleri yapıldı, daha önce de Öcalan PKK’ya silah bırakın çağrısı yaptı, daha önce de PKK ateşkes ilan etti… Sonra her seferinde her şey yeniden eski haline dönmedi mi? Üstelik daha öncekiler planlı programlı ve büyük ölçüde karşılıklı uzlaşmaya dayanan girişimlerdi. Bu...