Amerikan halkının sandıkta tezahür eden iradesine laf söylemek (!) gibi olmasın ama verdikleri oyla hem kendi ülkelerini hem de bütün dünyayı yaktılar.
ABD’nin yeniden seçilen eski başkanı Gazze çıkışıyla çoğu kişiyi şaşırttı. Bu şaşkınlığa şaşırmak gerekiyor aslında. Biden yönetiminin iki yüzlü politikalarına duyulan öfkenin de etkisiyle Trump’ın kim olduğunu çok çabuk unutmuştuk. Ne ilk döneminde Kudüs’ü “İsrail’in ebedi başkenti” olarak tanıma provokasyonu ne de Türkiye’nin cumhurbaşkanına yazdığı mektubun içeriği ve üslubu hatırlanıyordu son zamanlarda.
Oysa Trump bildiğimiz Trump. Kurduğu kabinenin karakteri de ortada.
İsrail'in gerçekleştirdiği soykırımı hararetle savunup Filistinliler için “Bu insanlar vahşi hayvanlar” diyen Marco Rubio'yu dışişleri bakanlığına getiren kim?
Filistin'de iki devletli çözümün en büyük hasmı kabul edilen ve “Filistin devleti Mısır, Suriye veya Ürdün gibi komşu Arap devletlerinin sınırlarında kurulabilir” diye konuşan Mike Huckabee’yi ABD'nin İsrail Büyükelçiliği'ne atayan kim?
“Kudüs, Tanrı’nın seçilmiş halkına aittir” diyebilen TV sunucusu...