Yüzlerce yıl öncesinden söz ediyorum; "vatan-millet aşkı" eskiden miydi acaba?..
Dünyanın henüz şekillendiği, sanayi devriminin "Avam Kamarası" ile "Lordlar" arasındaki uçurumu genişletmeye başladığı sıralarda insanoğlu belki de anlamış olmalıdır;
"Artık 'yeni dünya düzeni' kuruluyor, sınırlar iyice belirgin çizilmeli, devletler esaslı biçimde oluşmalı, herkes bağımsız olmalı, demokrasi gelişmeli, özgürlükler artmalı, kölelik bitmeli, sömürü düzeni tamamen sona ermeli..."
Şaka şaka!.. Kölelik ve sömürgecilik 1940'lara kadar devam ettiği için muhtemelen 1700'lerden 1900'ların ortalarına kadar süren büyük savaşların tek gerekçesi vardı;
Olabildiğince büyümek, geniş ve zengin toprakları sahiplenmek, sömürmek, yayılmak ve güçlü biçimde devletleşerek dünyaya hâkim olmak!..
1940'lardaki Nazi Almanyası işte o büyüme sevdası yüzünden dünyaya kan kusturdu, 2. Dünya Savaşı işte o yüzden milletleri birbirine düşürdü...