Benzin, mazot, gaz fiyatları arttıkça, şehrin trafiği azalıyor.
Araçlar her gün biraz daha noksanlaşıyor.
Bazı günler zam yapılmadığına şahit olsak da çoğu gün fiyatlar yükselişte.
Zamlar da hep gece yarısı devreye girmeyi âdet edinmiş.
Nadiren küçük indirim uygulandığını, bazen de yapılan zammın geri çekildiğini gördük.
O kadar nadir ki, kimse farkında değil.
Böyle giderse, yollarda kimse kalmayacak.
Bir vali, belediye başkanı, birkaç da holding patronu arabasıyla çıkar ancak.
Tabii bir de Cem Yılmaz.
O zamların farkında değilmiş.
ÂRİF ŞENTÜRK
O türkü söylemeye başladığı zaman, Balkanlar’dan esen rüzgâr evimize kadar ulaşırdı.
O türkü söylemeye başladığı zaman, eğer uzaktaysam, annem veya babam seslenirdi: “Gel, amcan çıktı.”
Radyoda veya televizyonda sesini duymak, Rumeli türkülerini yürekte hissetmek demekti.
“Bulut gelir seher ile / Çiçek açar bahar ile / Herkes sarılmış yâr ile
Yağma yağmur / Esme bre deli rüzigâr / Yârim yoldadır…”
Veya “Aman bre deryalar / Kanlıca deryalar / Biz nişanlıyız
İkimiz de bir boydayız / Biz delikanlıyız…”
“Evlad-ı Fâtihan” denilen fâtihlerin çocukları, yüzyıllarca yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldıklarında, geride büyük acılar bırakıp gelmişlerdi.
Kumanovalı Arif Şentürk de onlardan biriydi.
.