Caydırıcılık kabaca istemediğiniz bir şeyin yapılmasını engellemek için yaptırım tehdidinde bulunmak demek. Bu eylem biçimi dünya siyasetinin önemli bir kısmını oluşturuyor, devletler birbirlerini yapmaya niyetlendiklerinden ya da yapmaya niyetlendiğinden şüphelendiklerinden vaz geçirmek için ellerindeki imkanları kullanıyor. Açıklama yapıyor, mektup gönderiyor, bazen de açıkça güç kullanma tehdidinde bulunuyor. Caydırıcılığın en başarılı uygulaması olarak Soğuk Savaş sırasında nükleer çatışmanın çıkmaması, taraflardan birinin diğerine karşı güç kullanmaya kalkmaması gösteriliyor. Özellikle de Amerika’nın nükleer imkanlarıyla Sovyetler Birliği’ni saldırmaktan, etki alanını genişletmekten caydırdığı söyleniyor. Literatürde caydırıcılığın işe yaradığını iddia eden, çıkar ve beklentilerin korunması için etkin bir araç olduğunu vurgulayan çok çalışma var. *** Ancak caydırıcılık her zaman başarılı olamıyor. Bazen caydırmaya çalıştığınız ülke caymıyor, mesela Türkiye S-400 hava savunma sistemini Amerika’nın tüm itiraz ve tehditlerine rağmen alıyor. Tıpkı iki gün önce olduğu gibi caydırıcılık eşiği aşılıyor, caydırmaya çalışan tarafın yeniden düşünmesini, stratejisini yeniden belirlemesini gerektiren bir durum ortaya çıkıyor. Bu yüzden de Pentagon’da yapılacak basın açıklaması önce tehir, sonra iptal ediliyor.