Ankara uzun yıllardır benzer gösteriye tanıklık etmedi.
En son aynı güzergâhta bayrak yürüyüşü yapılmış, polisin biber gazıyla tamamlanmıştı.
O günden bu yana seçim mitingleri dışında toplumsal gösteriler yaşanmadı...
Başkent’te dün yapılan “Teröre Hayır, Kardeşliğe Evet” yürüyüşündeki gözlemlerime gelince...
Belki de geçmişte yaşananların düşünsel ardıllarda bıraktığı kötü hikâyelerden olsa gerek Sıhhiye Meydanı’na gelenlerde bir kaygı, ürkeklik hâkimdi.
Buna karşın toplumun hemen her kesiminden insanlar bayraklarını ve kırmızı- beyaz şapkalarını alıp gelmişti.
Kulağı küpelisi, kısa şort giymişi de vardı, kandurahı (uzun beyaz erkek elbisesi) içinde çember sakallısı da...
Piercing takılmış göbeği açık olan da vardı, burnunun üzerine kadar başörtüsünü kapatmışlar da...
Parmak arasına geçirdiği sandaletini sürüyüp gideni de vardı, yaz sıcağında çizmeleri çekmiş olanı da...
Mardin’den, Edirne’den, Aydın’dan, Trabzon’dan, Hatay’dan geleni de vardı; özetle toplumun bütün kesimi oradaydı.
Başlangıçta görülen kaygıların hiçbiri de gerçekleşmedi, tam tersine yürüyüşe katılanların hemen hepsi sakin, olaysız bir şekilde yan yana yürüdü, terörü ve şiddeti kınadı.
Komşusunu alıp gelememiş olan da komşusuna anlatacak çok hikâyeyle döndü.
BAŞARILIYDI
Sonuçta dünkü eylem, başlangıçta sosyal medyada bir kesime mal edilmesi, bir diğer kesimin de kendisine karşı yapılıyormuş algısı dolayısıyla istenilen kadarını yaratmamış olabilir ancak oldukça geniş bir kesimi bir araya getirmeyi başardı.