Bütün meselelerden önce Türkiye’nin birinci meselesi seviyesizliktir. Listenin başından asla inmiyor, aşağıdakilerle de arayı açtıkça açıyor. Ekonomi, hariciye, eğitim, akademi, sanayi, teknoloji, kültür, sanat vesaire mühim meseledir ama listede hepsi seviyesizliğin peşinden gelir. Bir ülkenin seviyesi o ülke insanlarının kalitesi, kültürü, sağduyusu, tahammülü ve tartışabilme kabiliyetinden belli olur. Sokaktaki insandan en yukarıya, küçük bir kahvehaneden cesameti en büyük kuruma kadar…
Bizde de manzara ortadadır.
Bir ülke durduk yere en vazgeçilemez insanlık değerlerinden mahrum kalmaz. Bu meziyetlerin eksikliği boşuna değildir. Yerlerini kabadayılık, öfke, şiddet, küfür, hakaret, tuzak, kof cesaret, palavra ve hamaset almıştır. Meclis’te dökülen kan, sahada devrilen başkan, sokaktaki taciz, ekrandaki kibir, gündelik hayattaki gerilim seviyesizlik illetinin eseridir. Çünkü seviyesizlik varsa, utanmaya, arlanmaya, düşünmeye ve anlamaya ihtilaç yoktur. Güçten ne yapacağını şaşırmış siyaset, akademi, sivil toplum ve hatta arkasındaki gücün gölgesiyle şımaran din, diyanet esnafı da aynı yolun yolcusudur.
Kötü ahlak iyi ahlaki kovuyor… Kötü yüzler temiz...