İki günden bu yana inanılmaz bir kırgınlık, halsizlik çöktü üzerime ve ne yazı yazabildim ne kimseyle konuşabildim ne de sosyal medyada aktif olabildim.
Abartmıyorum iki gün yattım boylu boyunca…
Ama tabii bu arada yatak odamdaki televizyonum açık, cep telefonum da başucumdaydı.
Uyudum, uyandım ama bir şekilde de memlekette neler oluyor takip ettim pür dikkat.
Uzatmayayım…
Aslında seçim sonrası ilk yazıda, kim kaybetti ya da kazandı ve nedenlerini yorumlayan şöyle esaslı bir genel seçim analizi yapmak lazımdı.
Niyetim de oydu ama Millet İttifakı’nın seçimde başarı elde etmesini fırsat bilip sahneye çıkan Mine Kırıkkanat ve Mirgün Cabas gibi bizim mahalledeki şu eski Türkiye artıklarının yaptığı iğrenç paylaşımları görünce… Önce onlara dair bir şeyler yazmanın farz olduğuna kanaat getirdim.
En önce Mirgün Cabas denilen artıktan başlamak istiyorum…
Bu arkadaşın kökü nedir, kimlerdendir, nerelidir bilmem… Çok da umurumda da değil zaten ama haberi olsun; “Bana ‘ne haber, Savcı Sayan kazandı’ diye gelmeyin. Adamın bundan sonra yaşayacağı yer Ağrı arkadaşlar. Başka sözüm yok!” diyerek aşağıladığını düşündüğü o topraklar, bu ülkenin en farklı, en derin ve de en sahici kültürlerine ev sahipliği yapmış ve hâlâ da yapmakta olan olağanüstü güzelliğe sahip bir şehrimizdir.