Prof. Yalçın Küçük, MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, Emniyet Müdürü Hanefi Avcı ve on gazeteci FETÖ kumpasıyla Silivri Cezaevi’ne atıldık...
Dokuz ay sonra Çağlayan Adliyesi’ndeki ilk duruşmaya çıktık...
Yalçın Küçük savunmasında sürekli “biz” diye konuşunca Ahmet Şık oturduğu sanık sandalyesinden hırsla kalkıp bağırdı; “bizim adımıza konuşma, kendi adına konuş, hepimiz bir değiliz!”
Bu tepkinin sebebinde; dışarıda kendine “Ahmet Şık ve Nedim Şener’in Arkadaşları” diyen grubun etkisi vardı kuşkusuz. Onlar da kendilerini “bizden” ayırıyorlardı! “Biz” kafalarında peşinen suçlu idik…
Yalçın Hoca, Ahmet Şık’ın sert tavrına şaşırdı, dedi ki:
- “Birinci tekil şahıs konuşmak/‘ben’ demek, bizim (sol) kültürümüzde ayıp sayılır. Yoksa tabii ki burada ‘biz’ desem de kendi adıma konuşuyorum…”