Y. K. rumuzlu okuyucumuz: “Namazı severek kılmanın bir yolu var
mı? İsteksizliğimi nasıl atabilirim?”
NAMAZ BİR FITRAT BORCUDUR
Peşimizde böyle hasım ve düşman bir şeytan varken, onun içimize isteksizlik hali atması ve bizi nâzik ve nezîh bir ibadetten alı koymaya çalışması, onun mesleğinin gereğidir. O halde namazdan yılmayalım ve başarabildiğimiz kadar kılmaya özen gösterelim. İsteksiz olduğumuz zamanlarda, hiç oralı olmadan, namazın bir fıtrat borcu olduğunu hatırlayarak namaza devam edelim. Şeytan bizimle uğraştığı halde bizim ısrarla ve şeytana inat namazı kılmamız, biz hissetmesek de, Allah’ın huzurunda faziletli bir duruş teşkil eder. Şeytanın bizimle olan meşguliyeti, bizim zevkimizi ve huzurumuzu kaçırsa bile, namazın faziletinin daha da yükselmesine zemin hazırlar.
ACABA ÖMÜR EBEDÎ MİDİR?
Bedîüzzaman nefsin namazla ilgili desiselerine karşı önemli ikazlarda bulunuyor. Üstad Hazretleri’nin ikazlarını kısaca hatırlayalım:
Acaba ömür ebedî midir? Gelecek seneye, hatta yarına kalmaya hiç kimsenin senedi var mıdır? İnsana usançlık veren şey, dünyada sonsuz seneler kalacağını zannetmesidir. Oysa vakıa tam tersidir; insanın hem ömrü azdır, hem faydasız uçup gitmektedir. Geçip giden her bir fani günün yirmi dörtten birisini hakikî bir ebedî hayatın saadetini temin edecek güzel, hoş, rahat ve rahmet bir hizmete sarf etmek ise, usanmak şöyle dursun, bilâkis ciddî bir şevk ve hoş bir zevktir.1