Dinimiz, bedduanın günah olduğunu ve dönüp dolaşıp sahibini bulacağını söyler. O nedenle bedduayı hep evimden, ocağımdan uzak tutarım. Yanımda beddua eden olursa, "Öyle deme, Allah'a havale et" derim.
Günlerdir Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun beddua içeren sözlerini tekrar tekrar okuyup, anlamaya çalışıyorum. Oğlu tutuklu bulunan baba İmamoğlu, mübarek günde herkesin tüylerini diken diken eden bir cümle kurdu: "Bizi bu kadar perişanlığa sürükleyenler, çoluk çocuğunun ciğerinden et yiyerek iyileşmeye uğraşsın ve iyileşemesin."
Bildiğim kadarıyla bu sözler İncil'den alıntı. Netanyahu aynı sözleri Filistinliler için kullanmıştı da oradan hatırlıyorum. Yahu "Çocuğunun ciğerinden et yemek" nedir? Bu nasıl bir vahşet, nasıl bir vicdan intiharıdır?
Evet, çocuğun için endişelenebilirsin. Hepimiz babayız, öfkeni bir yere kadar anlarım. Ama evladın hayatta, yargılanması devam edecek. İşlediği bir suç yoksa aklanıp, özgürlüğüne kavuşacak. "Benim evladım suçsuzdur" demek yerine...