Prof. Nihat Hatipoğlu, anlattığı ibretlik öykülerle
izleyicilerin gönül gözünü açmaya devam ediyor. Bu kez de mevki ve
makam sahiplerinin göstermesi gereken tevazu konusunda örnek
oluşturacak şu hikayeyi nakletti:
Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fethettikten sonra tasavvuf
öğretileriyle pek çok öğrenci yetiştiren ünlü Ebu'l Vefa'nın
dergâhını ziyaret etmek ister. İçeriye haber gönderilir ama Ebu'l
Vefa onu görmek istemediğini bildirir. İstese o anda dergâhı yerle
bir edecek kudrete sahip koca Fatih geri döner. Bir başka gün
yeniden dergâhın kapısına gelip ziyaret isteğini tekrarlar.
İçeriden yine red cevabı gelir. Fatih, sadrazamına "Git bir öğren
bakalım, bizle niye görüşmez? Eksiğimizi, hatamızı bilelim ki
tamamlayıp öyle gelelim" der. Sadrazam kısa bir görüşmenin ardından
gelip padişahına durumu arz eder:
"Hünkarım, Ebu'l Vefa, gözyaşlarıyla anlattı. Dedi ki: Fatih buraya gelir de dergâhın havasından etkilenip, dünya işlerinden vazgeçerek sûfi olur diye çekinirim. Benim müridim çok. Bize...