Mühendis okurum İsmail Ezgü'den bir "gelin etme" öyküsü geldi ki
öyle böyle değil. Sonuna kadar okumayan çok şey kaybeder...
"MAVİ GELİN... İzmir'den gelin ettiler beni... Tek bir imzayla...
Saatlerce yol gittik. Bir kere mola verdiler o da yarım saat bile
sürmedi. Birkaç saat sonra dağ başı bir yere geldik. İhtiyar bir
adama verdiler beni. 70 yaşında... Ben ise üç günlük bebeyim
henüz... Dediler ki mühendismiş, varlıklı adammış... En yakın
market bir saatlik yolda... Neymiş efendim, bahçeden üretilen ile
beni doyuracakmış...
Elektrik güneşten, su kuyudan, et ve süt keçiden, yumurta kümesten,
sebze bahçeden, odun ormandan, bal kovandan... Odunu da bana
taşıtmaz inşallah. Adamın ödediği tek fatura telefon faturası...
Vallahi doğru söylüyorum.
Benzin çok pahalı diye cuma namazına dahi gidemiyormuş
beyefendi... Çünkü en yakın cami 30 km. Ama söz verdi, bundan sonra
her cuma gidecekmiş... Yakıt işini hallettim diyor, nasıl olacaksa
artık... Bahçede petrol buldu galiba...
Evlenmeden...