İsrail Lobisi’nin hedefinde Vance mi var?
Washington D.C merkezli “The Atlantic ” dergisinin yayın yönetmeni Jeffrey Goldberg , ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz tarafından şifreli mesaj uygulaması “ Signal ”e güya ‘yanlışlıkla’ davet edilmişti. Sohbet grubunda yer alan ABD’nin en üst düzey ulusal güvenlik, savunma ve dış politika takımı Yemen’de Husîler’e yönelik saldırılara ilişkin bir plânı tartışıyorlardı. Goldberg ciddi bir güvenlik ihlali olarak yorumladığı mesajları da yayınlamıştı. Önceki yazımda “ Trump karşıtı bir Neocon
Washington D.C merkezli “The Atlantic” dergisinin yayın yönetmeni Jeffrey Goldberg, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz tarafından şifreli mesaj uygulaması “Signal”e güya ‘yanlışlıkla’ davet edilmişti. Sohbet grubunda yer alan ABD’nin en üst düzey ulusal güvenlik, savunma ve dış politika takımı Yemen’de Husîler’e yönelik saldırılara ilişkin bir plânı tartışıyorlardı. Goldberg ciddi bir güvenlik ihlali olarak yorumladığı mesajları da yayınlamıştı.
Önceki yazımda “Trump karşıtı bir Neocon” olarak nitelenen Goldberg’ün hassas bilgilerin paylaşıldığı grup zincirine eklenmesiyle ilgili iddialara yer vermiştim. Ancak asıl mesele ABD Başkan Yardımcısı J.D Vance ile Savunma Bakanı Pete Hegseht, Dış İşleri Bakanı Marco Rubio ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz arasında Yemen’e saldırı konusundaki görüş ayrılığıydı. Vance Yemen’e saldırıların Trump'ın seçmenlere, Avrupa'ya ve dünyaya vermeye çalıştığı "Önce Amerika" mesajıyla tutarlı olduğu konusunda şüphelerini dile getiriyordu.
Vance, ABD ticaretinin Yüzde 3'ü’nün, Avrupa ticaretininse yüzde 40’ının Süveyş kanalından geçtiğini belirterek, “Kamuoyunun bu saldırının nedenini veya neden gerekli olduğunu anlamaması gibi gerçek bir risk var. Başkan'ın dediği gibi buradaki temel amaç mesaj göndermek ama bu mesajın Avrupa bağlamında ne kadar tutarsız olduğunun kendisi farkında mı emin değilim. Petrol fiyatlarında artış yönünde olası bir risk var” diyordu.
Yemen’e saldırının hata olacağını düşündüğünü söyleyen Vance, “Ekibin fikir birliğini desteklemeye ve bu endişeleri kendime saklamaya hazırım. Ancak bunu bir ay ertelemek, bunun neden önemli olduğuna dair mesajlaşma çalışması yapmak, ekonominin nerede olduğunu görmek vb. için güçlü bir argüman var” diyordu. Husîler’e saldırıların Avrupa’ya yarayacağını belirten Vance "Avrupa'yı tekrar kurtarmaktan nefret ediyorum” diye yakınıyordu.
Şeytan ayrıntıda gizlidir. Goldberg’ün “Signal” mesajlarını yayınlamasının daha çok Vance ile ilgili olduğu anlaşılıyor. Zira İsrail yanlısı “Jewish Insider”da 27 Mart’ta Yayın Yönetmeni Josh Kraushaar imzasıyla yer alan yazıda Vance'in Husîler’e saldırıları destekleme konusundaki isteksizliğinin bazı önde gelen Cumhuriyetçi senatörleri endişelendirdiği iddia ediliyordu.
Yazıda ismi açıklanmayan senatörler Vance’in “Tecritçi (İzolasyonist)” dünya görüşünün Cumhuriyetçi Parti’nin yönünü değiştirebileceğinden yakınıyorlardı. Öte yandan bu Senatörler Vance’in Husîler’le ilgili tehdit değerlendirmelerini paylaşmamasını büyük bir hayal kırıklığı olarak niteliyorlar. Senatörlerden birisiyse, “Bu bir İngiliz ya da Avrupa sorunu değil. Açıkçası, İsrail'deki dostlarımızı vurmaları fazlasıyla yeterli bir gerekçe” diyordu.
Vance ise “X” hesabından yaptığı paylaşımda “Jewish Insider”daki yazıdan bir alıntıya yer vererek şöyle diyordu:
“Josh Kraushaar, Yahudi karşıtı bir paçavraya dönüşen Jewish Insider'da bana karşı bir yazı yayınladı. Korkak Cumhuriyetçilerden yedi anonim alıntı da dahil olmak üzere pek çok sorunu var.
Ancak en göze batan olgusal hata, Husiler’in geçtiğimiz Ocak ayında üç Amerikalıyı öldürdüğünü söyleyen aşağıdaki kısımdır. Aslında bu saldırıdan sorumlu olan grup tamamen farklı bir milis grubu olan "Irak'ta İslami Direniş" idi.
Şimdi, bunun Kraushaar'ın Washington'daki en büyük hacker olduğunun kanıtı olduğunu söyleyebilirsiniz ve *belki* haklı olabilirsiniz. Bir diğer akla yatkın açıklama ise Washington'daki en aptal gazeteci olduğudur. Her iki durumda da, böyle bir hatanın o çok övündüğü editoryal süreçten geçebilmesi şok edici!”
ABD Başkanı Trump’ın oğlu Donald Trump Jr ise “Jewish Insider”a konuşan Cumhuriyetçi Senatörleri ağır bir dile eleştirerek Vance’e destek veriyordu. Trump’ın oğlu bu senatörleri ”Korkak Neoconlar” ve “Trump karşıtı Sahte Cumhuriyetçiler” olarak niteliyordu.
Bu arada, Washington D.C merkezli “Jewish Insider”ın Trump’ın Dış İşleri, Güvenlik, Savunma ve İstihbarat kuruluşlarında üst düzey görevlere getirdiği bazı isimlerin İsrail’in çıkarlarını öncelemediklerine dair birçok yazıya yer verdiğini bilhassa hatırlatmak gerekiyor.
Cumhuriyetçi kampta “Önce Amerika” ile “Önce İsrail” kanatları arasında bir savaş var. “İsrail Lobisi” ve “Neoconlar” ABD’nin çıkarlarını ilgilendirmeyen durumlarda askeri güç kullanmaktan kaçınması gerektiğini düşünen isimlerin etkili görevlere getirilmelerini istemiyorlar. “Jewish Insider” yayınları bir tür tetikçilik görevi yapıyor. Dolayısıyla İsrail’in çıkarları için ABD’nin savaş yapmasına karşı çıkan isimler “Lobi”nin hedefi haline geliyorlar.