Gazeteciliğin yüz karası liboşu
Sevgili okurlarım, bu gazetecilik mesleğinde nicelerini tanıdım. Bir bölümü sözüne güvenilir, dürüst, mert, haysiyetli, sağa sola kıvırtmayan, kıçı başı oynamayan, adamına göre muamele...
Sevgili okurlarım, bu gazetecilik mesleğinde nicelerini tanıdım. Bir bölümü sözüne güvenilir, dürüst, mert, haysiyetli, sağa sola kıvırtmayan, kıçı başı oynamayan, adamına göre muamele etmeyen insanlardı.
Böyle siyasetçileri de tanıdım, gazetecileri de…
Ama özellikle iyi tanıdığım gazeteciler içinde bazıları vardı ki, her şeyleri ile gerçekten utanç verici idiler.
Onların onursuzluğuna tanık oldukça hep utandık.
Bu kesimde yer alanların başında Ertuğrul Özkök gelir.
Dünkü yazısında isim vermeden yine bana sataşmış ve zırvalamış olmasaydı, bu yazıyı yazmayacaktım.
* * *
Korkak, ürkek, kendi ayıplarının ve günahlarının altında ezilen bir tiptir.
Yaşı 70’i aşınca iyice sapıtmış, bu kez “Penis” olayını köşe yazarlığına dahil etmeyi başarmıştır!
Şimdi mankenliğe de soyundu!
Hürriyet’teki yazılarını her gün okuyorum ve gerçekten de okudukça utanıyorum.
Ülkemiz bu durumda iken gündeme getirip ısıttığı belden aşağı magazin konularını, aklı başında herkesi tiksindiren başlıklarla verir.