Aklı zorlayan bir soru: Televizyon ekranını nasıl çatlatmış olabilirim?
Aldatılma hissi…Yalnızca bende değil, bütün aile bireylerimde de var o his; ben olanı anlattıkça aynı hissin yakın ve uzak çevreme de yayıldığını görüyorum. İnternet alışverişlerinizde dikkatli olun derim.
Kusura bakmazsanız bugün fena halde şahsi bir konuyu sizinle paylaşacağım.
Şahsi, ama bir yönüyle pek çoğunuzu yakından ilgilendiren bir konu bu.
Önceleri de internet üzerinden alış-veriş etmişliğim var, ama korona günlerinde uzun bir süre dışarıya çıkamadığım için hemen bütün ihtiyaçlarımı e-ticaret firmalarından karşıladım.
Daha çok da etraftan ‘güvenilir’ tavsiyesini işittiğim için ‘Hepsi Burada’dan…
Firma korona döneminde günü gününe teslim imkanı sağlayan market ürünleri satışına da başladı; Carrefour-Sa yoluyla… Haftada birkaç kez market alışverişini de yine aynı yoldan sağladım.
Evin bir bölümü ofisim benim. Kitaplarım, dergi koleksiyonumla orada baş başayım. Arada bir göz atmam gerektiği için ofisimde bir de TV cihazı var.
Vardı daha doğrusu; yenisini alabilecek durumda olmadığını bildiğim bir tanıdığımızın evindeki TV cihazının bir kazaya kurban gittiğini öğrenince, korona günlerinde mecburen yaşadığı yalnızlığına bir de televizyonsuzluk eklenmesin diye, ofisimdekini ona hediye ettim.