Yüz yıllık bakış
‘Resmin tamamına bakmak gerekir’ dediğimizde aynı şeyi zaman içinde söylemiş olur muyuz bilemiyorum. Bildiğim, fert olarak insan ömrünün, dolayısıyla tekil insanın yapıp ettiklerinin, insanlık...
‘Resmin tamamına bakmak gerekir’ dediğimizde aynı şeyi zaman içinde söylemiş olur muyuz bilemiyorum.
Bildiğim, fert olarak insan ömrünün, dolayısıyla tekil insanın yapıp ettiklerinin, insanlık tarihinde, birazda bakış açısına bağlı olarak, çok küçük bir yer işgal ediyor olmasıdır.
Bundan tam yüz yıl önce; koskoca Osmanlı İmparatorluğu Manastırlı Enver (Paşa) üzerinden tarihin dehlizlerine gönderilirken, bir başka Manastırlı Mustafa Kemal (Paşa)’nın omuzları üzerinden yeni bir devletin temelleri atılıyordu.
Bundan tam yüz yıl önce; Halep mebusu Artin Efendi “Türk milleti alem-i medeniyet ve insaniyet nazarında bugün bir suçlu mevkiindedir.” derken, Kayserili Mihran Efendi’nin sahibi olduğu Sabah Gazetesi devletin (Osmanlı’nın) müdafaasına kendisini memur kılmıştı.
Bundan yüz yıl önce, müstevlilerin İstanbul’u ve Anadolu’yu işgali üzerine Irak-Kadisiyeli Fuad Bey, Bakırköy’ün i