Bir öncü kuşak, medeniyet yolculuğu ve kardeşlik seferberliği…

Dijital bir çağın tam orta yerinde debelenip duruyoruz. Çağ değil bu; devâsâ bir ağ: Bütün duyarlıklarımızı, inançlarımızı, sâbitelerimizi yerle bir etmekle tehdit eden bir yok oluş...

Dijital bir çağın tam orta yerinde debelenip duruyoruz. Çağ değil bu; devâsâ bir ağ: Bütün duyarlıklarımızı, inançlarımızı, sâbitelerimizi yerle bir etmekle tehdit eden bir yok oluş mevsimi. Güle oynaya yok olanların iklimi. Hız, haz ve ayartının kölesi olanların trajikomik hâlleri.

Türkiye, maddî olarak (özellikle savunma sanayisinde) büyük atılımlara imza atıyor. Altyapıda da keza aynı şekilde. Ama manevî olarak yok oluşun eşiğine sürükleniyor…

Manevî olarak yok oluş’tan kastettiğim değerlerimizin yerle bir olması, entelektüel melekelerimizin buharlaşması, şehirlerimizin kimliksiz, ruhsuz, kişiliksiz ve geleceksiz, hiç bir umut vadetmeyen beton yığınlarına dönüşmesi; fikir, sanat, kültür, medya ve eğitim hayatımızın tam anlamıyla metamorfoz geçirmesi, mankurtlaştırıcı yıkımlar yapması, ülkemizin fiîlî olmasa bile zihnî Endülüs’ünü yaşamaya sürüklenmesi…

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yörüngesini kaybeden mimarî: Cami, mekân ve yön 04 Nisan 2025 | 47 Okunma Doğum Jurnali: Bingöl 31 Mart 2025 | 112 Okunma Ramazan, ümmîleşme seyrüseferi; bayram, ümmetleşme zaferi 30 Mart 2025 | 38 Okunma Müslüman kimliği ve camilerin ahvali 28 Mart 2025 | 145 Okunma İki asırlık dış kuşatmayı yardık, iç kuşatmayı da yarmak zorundayız! 24 Mart 2025 | 634 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar
Close menu