Geliyorum diyen felâket: Ülkelerini terk etmek isteyen kuşaklar!

“Coğrafya kaderdir” derken sadece bir tarihçi olarak değil, bir kültür ve siyaset felsefecisi olarak da konuşuyordu İbn Haldun. Coğrafya kaderdir, sözü geçerliliğini yitirmedi ama kısmen doğru artık....

“Coğrafya kaderdir” derken sadece bir tarihçi olarak değil, bir kültür ve siyaset felsefecisi olarak da konuşuyordu İbn Haldun.

Coğrafya kaderdir, sözü geçerliliğini yitirmedi ama kısmen doğru artık. Çünkü “coğrafya’nın sonu”nu yaşıyoruz çağımızda -Paul Virilio’nun yerinde ifadesiyle.

Sınırlar ortadan kalktı.

Ekonomik sınırlar, kültürel sınırlar ve entelektüel sınırlar buharlaştı, siyasî sınırlarsa aşınmaya başladı.

ZİHNÎ İŞGAL VE ÖZGÜRLÜK KÖLELİĞİ

Coğrafya, dünyaya açılma çabasının önünde aşılması gereken bir “engel”di. Sınırların ortadan kalkması bu engelin ortadan kalmasına imkân tanıdı ama...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yörüngesini kaybeden mimarî: Cami, mekân ve yön 04 Nisan 2025 | 53 Okunma Doğum Jurnali: Bingöl 31 Mart 2025 | 112 Okunma Ramazan, ümmîleşme seyrüseferi; bayram, ümmetleşme zaferi 30 Mart 2025 | 39 Okunma Müslüman kimliği ve camilerin ahvali 28 Mart 2025 | 145 Okunma İki asırlık dış kuşatmayı yardık, iç kuşatmayı da yarmak zorundayız! 24 Mart 2025 | 634 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar
Advertisement
Close menu