“Hukuk diktası” sona erdirilemediği sürece...

Oysa İslâm hukuku, hükmetmeyi değil, hikmeti ve izzeti; hâkimiyet kurmayı değil, hakikati ve adaleti esas alır

Yazının sonunda söyleyeceğim şeyi başında söyleyeyim: Bu ülke, tavan’dan hukuk üzerinden laik kurumlar yoluyla, sosyolojik olarak da taban’dan laik eğitim sistemi vasıtasıyla kendi kendini sömürgeleştirdi.

Böylelikle bütün medeniyet iddialarını terk etti.

Böylelikle Müslüman kimliği yok olma tehlikesiyle karşı karşıya geldi.

Böylelikle Batılıların Türkiye’yi fiilen işgal etmelerine gerek kalmadı: Batılıların işgal ettiklerinde yapacaklarını içimizdeki yerli sömürgeciler hukuk ve eğitim sistemi aracılığıyla yaptılar.

Hukukta reform ve yeni anayasa tartışmalarına ışık tutabileceği düşüncesiyle bu sütunda beş yıl önce yayımlanan bir yazımı tozunu alarak paylaşıyorum sizlerle.

.......

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Câmiden şehre bakmak: Mekânın ruhu Hira'dan Mekke'ye 06 Nisan 2025 | 58 Okunma Yörüngesini kaybeden mimarî: Cami, mekân ve yön 04 Nisan 2025 | 83 Okunma Doğum Jurnali: Bingöl 31 Mart 2025 | 112 Okunma Ramazan, ümmîleşme seyrüseferi; bayram, ümmetleşme zaferi 30 Mart 2025 | 39 Okunma Müslüman kimliği ve camilerin ahvali 28 Mart 2025 | 145 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar
Close menu