Seçime gidiyoruz, savaşa değil!

Türkiye’de ne zaman seçim sürecine girilse, taşlar yerinden oynuyor, kılıçlar çekiliyor, eski defterler çıkarılıyor, eski yaralar kaşınıyor, sinir uçları patlatılıyor ve ülke...

Türkiye’de ne zaman seçim sürecine girilse, taşlar yerinden oynuyor, kılıçlar çekiliyor, eski defterler çıkarılıyor, eski yaralar kaşınıyor, sinir uçları patlatılıyor ve ülke akıl tutulmasının eşiğine yuvarlanıyor…

Seçim süreci çok sancılı geçiyor Türkiye’de. Bunun yabana atılamayacak köklü nedenleri var elbette.

En temel nedeni şu: Bu ülkeye tepeden, jakoben yöntemlerle icat edilmiş, sahte bir kimlik, ithal bir kültür ve ithal bir hayat tarzı dayatıldı.

Oysa bu toplum, dışarıdan sunulan ama içeriden dayatılan sahte kimlik ve kültürü kabul edecek kadar tarihsiz, hafızasız, tecrübesiz, nevzuhur bir toplum değil ki!

Aksine. Bu toplum, tam bin yıl dünya tarihini şekillendiren...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yörüngesini kaybeden mimarî: Cami, mekân ve yön 04 Nisan 2025 | 52 Okunma Doğum Jurnali: Bingöl 31 Mart 2025 | 112 Okunma Ramazan, ümmîleşme seyrüseferi; bayram, ümmetleşme zaferi 30 Mart 2025 | 38 Okunma Müslüman kimliği ve camilerin ahvali 28 Mart 2025 | 145 Okunma İki asırlık dış kuşatmayı yardık, iç kuşatmayı da yarmak zorundayız! 24 Mart 2025 | 634 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar
Close menu